
Niçin yazıyorsunuz? Yazmak sizin için bir uğraş mı, yoksa bir gereksinim mi?
Yazmak benim için hem bir ihtiyaç hem de bir tutku. İçimdeki düşünce ve duyguları en iyi ifade etme yolu olarak görüyorum. Bu süreç, kendimi tanımama ve keşfetmeme olanak tanıyor.
İlk yazdığınız anı anımsıyor musunuz; nasıl başladınız?
İlk anımı yazmaya çocukluk yıllarımda bir masal kaleme alarak başladım. O dönemde hayal gücüm sınırsızdı ve yazmak benim için büyük bir mutluluk kaynağıydı.
Kitabınıza ilk imza attığıñız anda neler hissettiniz? Bir okur imzalamanız için size kitabınızı uzattığında aklınızdan géçen ilk düşünce ne olmuştu?
İlk kez imza atarken büyük bir heyecan ve mutluluk yaşadım. Okuyucu kitabını uzattığında, “Bu benim eserim, biri bunu okuyor!” düşüncesi zihnimde belirdi.
Şimdiye dek kitap fuarına gittiniz mi? Binaya ilk girişinizden standları gezişinize dek yaşadığınız duyguları tarif edebilir misiniz?
Evet, birkaç kez ziyaret ettim. İlk gittiğimde biraz gergin ama aynı zamanda heyecanlıydım. Standları dolaşırken, adeta kitaplarla dolu bir dünyanın içinde kaybolmuş gibi hissettim.
Kitap fuarınıñ okuma kültürümüze katkısı var mı? Soñ yıllarda her ilde düzenlenmeye başladı, bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Kesinlikle öyle. Fuarlar, yazarlar ile okuyucular arasında bir bağ kuruyor. Son yıllarda hemen hemen her ilde düzenleniyor olması, bu kültürün daha geniş kesimlere ulaşmasına katkı sağlıyor.
Yazarken neler yapıyorsunuz? Kendinize has bir yöntemiñiz var mı?
Duygularımla yazıyorum.
Kendinize örnek aldığınız yérli veya yabancı bir yazar var mı?
Etkilendiğiniz ve üslubunu beğenerek örnek aldığınız kişiler olabilir… Ben genelde yazarken sessiz bir ortamı tercih ediyorum. Kendime has bir rutinim var; her gün belirli saat dilimlerinde yazı yazmaya özen gösteririm.
Edebiyatıñ günümüzdeki değeri üzerine ne düşünüyorsunuz? Çağımızıñ koşulları içindeki yérini nasıl değerlerdirirsiniz?
Yerli yazarlardan Orhan Pamuk, yabancı yazarlardan ise Gabriel García Márquez beni oldukça etkiliyor. Onların üslubu ve hayal gücü benim için büyük bir ilham kaynağı.
Yaşamadığınız bir duyguyu yazabilir misiniz? Böylesi bir metni okuyucunuñ doğalmış gibi hissetmesini nasıl sağlardınız?
Edebiyat, çağımızda hala önemli bir yer tutuyor. İnsanların duygu ve düşüncelerini anlamalarına yardımcı oluyor. Dijital medya ile birlikte değişse de, yazılı kelimenin gücü asla kaybolmayacak. Evet, bir karakterin kaybını yazmak zor ama etkileyici olabilir. Bu durumda, karakterin içsel çatışmalarını ve duygularını derinlemesine ele alarak okuyucuya hissettirmeye çalışırım.
Öykü ya da şiirlerinizde kendinizden söz éttiğiniz oluyor mu?
Evet, yazılarımda kişisel deneyimlerime değiniyorum. Bu yaklaşım, okuyucularla bağ kurmama yardımcı oluyor.
Yazdıklarıñızı ilk kime okutuyorsunuz? Niçin?
Genelde yazılarımı en güvendiğim arkadaşlarıma okuturum. Verdikleri geri bildirimler benim için çok önemlidir.
Kurgusunu beğenmediğiniz bir çalışmayı okuduğunuzda ne hissediyorsunuz?
Ben olsam böyle yazardım dediğiniz bir eser var mı? Beğenmediğim bir eserde bu düşünceye sıkça kapılıyorum. Aslında bu durum yazma sürecimi de olumlu yönde etkiliyor.
Kitabevlerine ne sıklıkla gidersiniz? Kitap alırken nelere dikkat édersiniz? Okuyucularınıza önereceğiniz ilk kitap ne olurdu?
Haftada en az bir kez uğrarım. Kitap seçerken içeriğe, yazarın yazım tarzına ve kapak tasarımına önem veririm. Önermek isteyeceğim ilk kitap ise Küçük Prens olurdu.
Kalem mi, klavye mi? Hangisiyle yazılmalı?
Her ikisi de farklı duygular uyandırıyor, ancak kalemle yazmak, düşüncelerimi daha iyi düzenlememe yardımcı oluyor.
Okurlarınıza son sözüñüz ne olurdu?
Hayal gücünüzü asla yitirmeyin ve daima okuyun; zira kitaplar, yaşamın kapılarını açar.
Kategori : Genel - Etiketler : - Tarih : 12 Aralık 2025
