
Niçin yazıyorsunuz? Yazmak sizin için bir uğraş mı, yoksa bir gereksinim mi?
Yazmak, benim için sadece bir uğraş değil, adeta bir varoluş şekli. Hayatı daha iyi analiz etmenin, insanın kendine dair anlamlar bulmasının en derin yollarından biri olduğunu düşünüyorum. Bu eylem, içimdeki sessizliği kelimelerle ifade etme gayreti. 11 yaşımdan beri kalemle dostum; yazmak benim için hem bir gereklilik hem de bir nefes alma yöntemi.
İlk yazdığınız anı azımsıyor musunuz, nasıl başladınız?
Evet, yazı yazmaya ilk olarak 11 yaşında, çocuk dergileri için başladım. Daha sonra Kültür Edebiyatına Dergisi’nde “Gidenler Geldiklerini Bilmiyor” başlıklı yazımla yer aldım. Bu yazı oldukça ilgi gördü ve beğeni topladı. O zamanlar, yazmanın aslında bir gönül işi olduğunu anladım. Belki de o günden bu yana, kalemi elime her aldığımda içimde hep o ilk heyecanı hissediyorum.
Üçüncü kitabınıza ilk imzayı attığınızda neler hissettiniz?
İlk kitabımı imzaladığımda gözyaşlarıma engel olamamıştım. Çünkü tam 12-13 yıldır bir kitap yazmayı hayal ediyordum ve bu hayalimi 19 yaşımda gerçeğe dönüştürdüm. O an, çocukluk düşümün nihayet somut bir hâl aldığını hissettim. Sanki yıllardır içimde sakladığım bir duayı kâğıda dökmüş gibiydim. O gün kendi kendime, “İşte, yolculuk şimdi başlıyor.” dedim.
Şimdiye dek kitap fuarlarına katıldınız mı? İlk geçtiğinizde standları gezerken neler hissettiniz?
Evet, bugüne kadar birçok kitap fuarına katıldım. Ancak son dönemlerde daha çok konferanslar ve kültürel etkinliklere yöneliyorum. Fuarların atmosferi tamamen başka bir dünya gibi. Kitapların kokusunda insan hem geçmişini hem de hayallerini keşfediyor. Her bir stand adeta bir hikâyeye açılan kapı gibi. O alanlarda yürürken tarif edilmesi zor bir huzur ve gurur duygusunu yaşamıştım.
Yaşadığınız duyguları tarif edebilir misiniz?
Bir yazar olarak hissettiğim en belirgin duygu, genellikle sessiz bir minnettarlık olur. Kalemimle dünyaya bir iz bırakabildiğimi fark ettiğim anlarda, yazmanın yalnızca kelimelerin ötesine geçtiğini kavrıyorum. Yazmak, insanın kendi derinlikleriyle yüzleşmesi ve ruhunun öz yankısını keşfetmesidir.
Yazarken neler yapıyorsunuz? Kendinize has bir yöntemin var mı?
Genelde sakin bir ortamda yazmayı tercih ederim. Zihnimde bir ritim oturduğu anda, kalemim adeta kendi yolunu çizer. Kimi zaman bir müziğin eşlik ettiği anlarda, kimi zaman da gece yarısının o derin sessizliğinde düşüncelerimi kağıda dökerim. Notlarımı eski defterlerde saklarım, her yazının kendine özgü bir ritüel gerektirdiğine inanırım. Yazmak benim için adeta bir dua gibidir.
Türk veya yabancı yazarlar arasında sizi etkileyen biri var mı?
Evet, üzerimde derin izler bırakan birçok yazar var. İbrahim Kalın’ın düşünceleriyle kazandığı entelektüel derinlik, Hayati İnanç’ın hissiyat yüklü anlatımı ve Cemil Meriç’in dil üzerindeki ustalığı beni fazlasıyla etkiler. Ayrıca Albert Camus’nün varoluş üzerine yaptığı sorgulamalar da yazılarımda kendine yer bulur.
Edebiyatı günümüzdeki değerler üzerine ne düşünüyorsunuz? Çağımızın koşulları içindeki yazar olmak sizce nasıl bir durumdur?
Günümüz dünyasında yazar olmak, bir nevi direniş eylemidir. Çünkü hız çağında derinlikten bahsetmek pek kolay değildir. Sosyal medyanın dayattığı yüzeyselliğe rağmen hâlâ sözcüklerin gücüne inanan küçük bir grubun varlığı bana umut aşılıyor. Yazar, hem yaşadığı dönemin tanığı hem de vicdanıdır.
Yaşamadığınız bir duyguyu yazabilir misiniz? Böylesi bir metni okuyucunun dağılmış gibi hissetmesini nasıl sağlardınız?
Yaşamadığım bir duyguyu kaleme almak elbette ki zordur. Ancak insan bazen bir şeyi yaşamadan da hissedebilir. Bu durum, yazarın hem zihinsel derinliğini hem de duygusal yetkinliğini açığa çıkarır. Örneğin, hiç gitmediğim bir şehri ya da tanımadığım bir yüzü öylesine ayrıntılı tasvir ederim ki, okuyan kişi o şehrin sokaklarında yürüdüğünü ya da o bakışın dokunuşunu hissettiğini sanır. Çünkü yazmak, sadece yaşamanın değil, aynı zamanda hissetmenin sanatıdır. Gerçek bir yazar, görmeden görebilen ve yaşamadan hissedebilen kişidir.
Öykü ya da şiirlerinizde kendinizden söz ettiğiniz oluyor mu?
Evet, şiirlerimde kendimden bahsettiğim anlar oldukça sık oluyor. Ancak bazen başkalarının hikâyelerine de yer veriyorum. Çünkü her insanın içinde biraz başkası, her başkasında da biraz kendim var aslında.
Yazdıklarınızı ilk kime okutuyorsunuz, niçin?
Yazılarımı öncelikli olarak dostum ve hocam Levent Uğur’a gösteriyorum. Kalemime ve iç dünyama yakın bir yeri olduğuna dair güçlü bir his taşıyorum. Hem ruhsal hem de düşünsel olarak beni anlayabildiğine inanıyorum. Manevi bir bağ kurduğum biri olduğu için, onun değerlendirmeleri benim için oldukça kıymetlidir.
Kurgusunu beğenmediğiniz bir çalışma okuduğunuzda ne hissediyorsunuz? “Ben olsam böyle yazardım” dediğiniz bir eser oldu mu?
Bazen evet, oluyor. Ancak hiçbir yazıya küçümseyerek bakmam. Çünkü her eser, yazarının bir dönemini yansıtır. Eksik bulduğum bir yazıda bile bir cesaret vardır ve bu cesaret değerlidir. “Ben olsam böyle yazardım” dediğim anlarda bile, o yazının beni düşündürmüş olmasına saygı duyarım.
Kitabevlerine ne sıklıkla gidersiniz? Kitap alırken nelere dikkat edersiniz? Okuyucularınıza önerdiğiniz ilk kitap ne olurdu?
Kitabevlerini sık sık ziyaret ederim. Kitapların arasında dolaşmak bile insana huzur verir. Bir kitap satın alırken mutlaka “içindekiler” kısmını incelerim, çünkü bana göre orası kitabın kalbidir. Ayrıca bibliyografyasına, kaynakçalarına ve yazarın üslubuna dikkat ederim. İlk kez kitap okuyacak birine ise Cemil Meriç’in Bu Ülke kitabını tavsiye ederim, çünkü bu eser düşünmenin ne kadar değerli ve asil bir eylem olduğunu anlatır.
Kalem mi, klavye mi? Hangisiyle yazarsınız?
Kesinlikle kalem. Çünkü kalem, ruhun derinliklerine dokunur. Klavye yalnızca bir araçtır, ama kalem bir dost gibidir. Her kelimenin titreşimini kalemde hissedebilirim.
Okurlarınıza son sözünüz ne olurdu?
Okumalarını ve uçmayı öğrenmelerini isterdim. Çünkü okumak, insan ruhunu kanatlandırır. Okuyan kişi yalnızca bilgi edinmekle kalmaz; aynı zamanda değişir, derinleşir, olgunlaşır. Uçmak kimi zaman bir kitabın sayfaları arasında gerçekleşir, kimi zaman da bir cümlenin yüreğinde.
Kategori : Genel - Etiketler : - Tarih : 21 Kasım 2025
