
Niçin yazıyorsunuz? Yazmak sizin için bir uğraş mı, yoksa bir gereksinim mi?
Yazmak benim için ne bir meşgale ne de bir zorunluluk. Yazmak, benim adıma bir teselli, bir ilham kaynağı, bir terapi. Kalemi her elime aldığımda üzerimdeki tüm yüklerin hafiflediğini hissediyorum.
İlk yazdığınız anı anımsıyor musunuz; nasıl başladınız?
Uzun zamandır yazı yazmıyorum. Yanılmıyorsam en son lise yıllarımın sonlarına doğru yazmıştım. O dönemlerde de sadece öylesine, bir şeyler karalıyor gibiydim.
Kitabınıza ilk imza attığıñız anda neler hissettiniz? Bir okur imzalamanız için size kitabınızı uzattığında aklınızdan géçen ilk düşünce ne olmuştu?
İlk imzamı eşim için atmıştım; bu, benim için gerçekten gurur verici bir andı. Bu noktaya ulaşmış olmama inanmakta zorlanıyordum. Kitabımı ilk okuyan ise kızım gibi gördüğüm Güneş’im oldu. Bana kitabı uzattığı an kalbim adeta titredi.
Şimdiye dek kitap fuarına gittiniz mi? Binaya ilk girişinizden standları gezişinize dek yaşadığınız duyguları tarif edebilir misiniz?
Saat 8-5 çalıştığım için fuarlara pek gidemiyorum. Ancak iş hayatına atılmadan önce birkaç kez gitme fırsatım olmuştu. Stantlarda imza atan yazarları gördüğümde hep imrenirdim. İçimden, acaba bir gün ben de onların yerinde olabilir miyim, diye geçirirdim.
Kitap fuarınıñ okuma kültürümüze katkısı var mı? Soñ yıllarda her ilde düzenlenmeye başladı, bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Bence çok var. Okumayı yazmayı sevenler için büyük bir olanaktır. Birçok eseri ayanı anda aynı yerde bulmak hem rahat hem de çok güzel.
Yazarken neler yapıyorsunuz? Kendinize has bir yöntemiñiz var mı?
Yazarken genellikle fon müziği dinlerim. Özellikle yağmur yağdığında ilhamım artar. Düşüncelerimi toparlayabilmek için sessiz ve huzurlu bir ortam benim için olmazsa olmazdır.
Kendinize örnek aldığınız yérli veya yabancı bir yazar var mı? Étkilendiğiniz, üslubunu beğenip yola çıktığınız…
Büyük üstatları elbette örnek almaya çalışıyorum. Ancak onlar gibi olabilmek için daha katetmem gereken uzun bir yol var. Şu ya da bu diye ayırmadan hepsini okumaya çalışırım.
Edebiyatıñ günümüzdeki değeri üzerine ne düşünüyorsunuz? Çağımızıñ koşulları içindeki yérini nasıl değerlerdirirsiniz?
Edebiyat gerçekten iyi ki var. Eskiden insanlar, konuşarak dile getiremedikleri dertlerini bir şiire, bir denemeye ya da bir hikâyeye anlatırdı. Fakat günümüzde her şeyin sanallaşmasıyla birlikte, duyguların, düşüncelerin ve ne yazık ki edebiyatın da bu dönüşümden etkilendiğini düşünüyorum. Kitap almak yerine elektronik cihazlara yönelmek, oldukça üzücü bir durum.
Yaşamadığınız bir duyguyu yazabilir misiniz? Böylesi bir metni okuyucunuñ doğalmış gibi hissetmesini nasıl sağlardınız?
Aslında, yaşamadığım bir duygu yok diyebilirim. İnsan olarak her an, her yerde birçok duyguyu deneyimleyebiliyoruz.
Öykü ya da şiirlerinizde kendinizden söz éttiğiniz oluyor mu?
Şiirlerimi genellikle, kendi duygularımı sanki bir başkasının hislerine tercüme ediyormuş gibi yazarım.
Yazdıklarıñızı ilk kime okutuyorsunuz? Niçin?
Yazdıklarımı eskiden pek paylaşmazdım. Ancak son zamanlarda yazmaya karar verdikten sonra çevremdekilere okumaya başladım.
Kurgusunu beğenmediğiniz bir çalışmayı okuduğunuzda ne hissediyorsunuz? “Ben olsam böyle yazardım.” dédiğiniz bir eser var mı?
Ben olsam böyle yazardım diye bir şey demedim. Eğer beğenmediysem okumayı bırakırım, çünkü herkesin kalemi kendine göre güçlü ya da güzeldir.
Kitabevlerine ne sıklıkla gidersiniz? Kitap alırken nelere dikkat édersiniz? Okuyucularınıza önereceğiniz ilk kitap ne olurdu?
Kitabevlerine pek sık gitmem. Ancak kitap seçerken türüne ve yazarına özen gösteririm. Yıllar önce Hikmet Anıl Öztekin’in Fesleğen adlı romanı beni derinden etkilemişti. Kesinlikle okunmasını tavsiye ederim.
Kalem mi, klavye mi? Hangisiyle yazılmalı?
Bence fark etmez. O anın koşulları neyi gerektiriyorsa ona göre yazılır.
Okurlarınıza son sözüñüz ne olurdu?
Okumak, hayatın bir köşesinde tadına varılacak en derin ve özel duygulardan biridir. Okudukça daha fazla okumak isteyip durmaksızın keşfetmeye devam eden bir okura dönüşürsünüz. Son zamanlarda okumaya ara vermiş olabilirim, ancak kitap okuduğum günlerde kendimi asla yalnız hissetmezdim. Çünkü her yeni kitap, beni bambaşka hayatlarla ve hikayelerle tanıştırırdı.
Kategori : Genel - Etiketler : - Tarih : 29 Nisan 2026
