Yazarla okurlar arasında köprü kuran aylık edebiyat dergisidir.

Yazar Cahit Kılıç İle Yazarlık Üzerine Söyleşi

Niçin yazıyorsunuz? Yazmak sizin için bir uğraş mı, yoksa bir gereksinim mi?
İlk defa ne zaman, neden yazdığımı hatırlamıyorum. Yazmaya şiirle başladım. Uzun süre yazdığım şiirleri, yayımlanmadan önce çıkan bir yangında tamamen yitirdim. Evlâdım gibi sevdiğim o şiirler için çok üzülmüştüm.

Emekli olduktan sonra, 2006 yılında hem şiir hem deneme hem de kısa öyküler yazmaya başladım. Emekli olmama rağmen üç buçuk yıl daha çalıştığım için yazmaya bir süre ara verdim. 2009 yılında, o dönem oldukça popüler olan bir internet haber sitesinde köşe yazarlığı yapmaya başladım. Bugüne kadar yaklaşık 2300 makale kaleme aldım. Büyük çoğunluğu siyasî olmak üzere denemeler ve hayata dair edebî yazılar yazdım. Bugün de yazmaya devam ediyorum.

İlk yazdığınız anı anımsıyor musunuz; nasıl başladınız?
Bu sorunun cevabını yukarıda vermiş oldum.

Kitabınıza ilk imza attığınız anda neler hissettiniz? Bir okur imzalamanız için size kitabınızı uzattığında aklınızdan geçen ilk düşünce ne olmuştu?
İlk kitabım, Lev Tolstoy’dan yaptığım bir çeviriydi. İlk imzayı, çok yakın bir arkadaşım, kızımın nişan gecesinde bana imzalatmıştı. İki mutluluk birbirine karışmıştı.

Şimdiye dek kitap fuarına gittiniz mi? Binaya ilk girişinizden standları gezişinize dek yaşadığınız duyguları tarif edebilir misiniz?
Kitap fuarına gidişim çok yıllar öncesine dayanır. O zamanlar, Şişhane’den Beyoğlu’na çıkarken sağdaki büyük binadaydı. Sonradan orayı otopark yaptılar. O fuarda birçok külliyat almıştım.

Son zamanlarda fuarlara gidemiyorum; zira sağlığım izin vermiyor.

Kitap fuarının okuma kültürümüze katkısı var mı? Son yıllarda her ilde düzenlenmeye başladı, bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Evet, çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Birçok ilde düzenlenmesi, kitabın daha çok okura ulaşmasına katkı sağlar. Özellikle gençlerin yoğun ilgi gösterdiğini düşünüyorum.

Yazarken neler yapıyorsunuz? Kendinize has bir yönteminiz var mı?
Kendine has üslubu olan bir yazarım. İngilizce ve Rusça bilirim; Farsça ve Arapçaya da aşinayım. Dolayısıyla kelime hazinem geniştir. Okurlarım da bunu özellikle dile getirirler.

Kendinize örnek aldığınız yerli veya yabancı bir yazar var mı? Etkilendiğiniz, üslubunu beğenip yola çıktığınız…
Yabancı yazarlardan Jack London ve Maksim Gorki’yi sayabilirim. Makale yazarken Bekir Coşkun ve Hasan Pulur’dan etkilendiğimi düşünüyorum. Cemil Meriç ve Kemal Tahir’in de üzerimde etkileri vardır. Divan şiirinde ise kesinlikle Fuzûlî vazgeçilmezimdir.

Edebiyatın günümüzdeki değeri üzerine ne düşünüyorsunuz? Çağımızın koşulları içindeki yerini nasıl değerlendirirsiniz?
Edebiyat, uygar toplumlarda hiçbir zaman değerini yitirmez. İlle de roman ya da şiir olarak kalacak diye bir kural yoktur. Sinema ve tiyatro da dâhil olmak üzere mutlaka bir biçimde varlığını sürdürür. Dijital çağın da bu gerçeği örtmeye yetmeyeceğini düşünüyorum.

Yaşamadığınız bir duyguyu yazabilir misiniz? Böylesi bir metni okuyucunun doğalmış gibi hissetmesini nasıl sağlardınız?
Gerçek hayattan yaşanmışlıkları yansıtmayı daha çok tercih ederim. Hayal ürünü bir iki denemem oldu; ancak başarılı olduğumu düşünmüyorum.

10. Öykü ya da şiirlerinizde kendinizden söz ettiğiniz oluyor mu?
Evet, çok ettim.

Yazdıklarınızı ilk kime okutuyorsunuz? Niçin?
Hiç kimseye okutmam.

Kurgusunu beğenmediğiniz bir çalışmayı okuduğunuzda ne hissediyorsunuz? “Ben olsam böyle yazardım.” dediğiniz bir eser var mı?
Bir yazarın üslubunu çok önemserim. Ben de kendime has üslubumla yazarım. Yazılarımda bolca ironi, mizah ve alegori vardır. Beğenmediğim bir yazarı bir daha okumam; beğendiklerimi ise asla terk etmem.

Kitabevlerine ne sıklıkla gidersiniz? Kitap alırken nelere dikkat edersiniz? Okuyucularınıza önereceğiniz ilk kitap ne olurdu?
Uzun süredir kitabevlerine gitmiyorum. Kitaplarımın tamamını internetten temin ediyorum.

Okurlara ilk kitap tavsiyem, günümüzün ruhuna da uygun olarak, Dava olur.

Kalem mi, klavye mi? Hangisiyle yazılmalı?
Ben klavyeyi tercih ediyorum.

Okurlarınıza son sözünüz ne olurdu?
Ben 71 yaşındayım ve her ay en az üç-dört kitap okuyorum. Gençlerimizin özellikle felsefî kitaplar okumalarını, daha çok okumalarını tavsiye ediyorum.

Üstümüze çöken karanlığı ancak çok okuyarak, çok sorgulayarak ve çok öğrenerek dağıtabiliriz. Cehaletin kesif bulutları ancak okumayla ve öğrenmeyle dağılır.

Saygı ve sevgilerimle.

Kategori : Genel - Etiketler : - Tarih : 16 Şubat 2026

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Kutlu Yayınevi | göksel sözcükleriñ yayıncısı

2012'den bugüne hayallerinizi gérçekleştirirken yanınızdayız.