
Niçin yazıyorsunuz? Yazmak sizin için bir uğraş mı, yoksa bir gereksinim mi?
Yazmak bence bir gereksinim; bilgi ve tecrübe aktarmaktır. Gelecek nesillere bırakılan güzel bir armağandır. İçindeki bilgiler ve hayat öyküsü bir başka kişiye kesinlikle farkındalık ve düşünme imkânı verir.
İlk yazdığınız anı anımsıyor musunuz; nasıl başladınız?
İlk yazmaya başlamamın nedeni uzakta olan sevdiklerimi çok özlüyordum. Henüz 4-5 yaşlarında, sırf bu yüzden okuma ve yazmayı öğrenir öğrenmez babama mektup yazmaya başlamıştım. Özlemimi bu şekilde gidermeye çalışıyordum. Bir de benden gizlenen annemi çok özlüyordum.
Kitabınıza ilk imza attığıñız anda neler hissettiniz? Bir okur imzalamanız için size kitabınızı uzattığında aklınızdan géçen ilk düşünce ne olmuştu?
Ben ünlü bir yazar değilim, o yüzden kuyruklara giren okurlarım olmadı. Ama az da olsa kitabıma benden hatıra olarak imza isteyen okurlar olunca, benden bir hatıra isteyecek kadar bir dostluk ve değer gördüğümü düşünerek çok mutluluk duydum.
Şimdiye dek kitap fuarına gittiniz mi? Binaya ilk girişinizden standları gezişinize dek yaşadığınız duyguları tarif edebilir misiniz?
Ben Avustralya’da yaşıyorum. Uzak olduğum için bir fırsatım olmadı fuara katılmaya. Ama empati kurduğumda bile çok heyecan verici olduğunu hissediyorum.
Kitap fuarınıñ okuma kültürümüze katkısı var mı? Soñ yıllarda her ilde düzenlenmeye başladı, bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Kitap fuarı okuma kültürü için çok doğru bir etkinliktir diye düşünüyorum. Bir yazar için okurlarla buluşmak, tanışmak ve onlarla sohbet etmek mükemmel bir tecrübe olur. Aynı şekilde okurların yazarla buluşması, tanışması ve hikâye üzerine konuşması teşvik edici ve samimiyeti artırıcı olacaktır.
Yazarken neler yapıyorsunuz? Kendinize has bir yöntemiñiz var mı?
Benim ilk kitabım kendi hikâyem olduğu için önce her şeyi yazdım, sonra konulara böldüm. Yazma ilhamım anlık geliyor. Şiir gibi kelimeler beynimde canlanıyor; olayları hatırlayıp o konuları yazma isteğim doğal olarak gelişiyor.
Kendinize örnek aldığınız yérli veya yabancı bir yazar var mı? Étkilendiğiniz, üslubunu beğenip yola çıktığınız…
Kendi kitabımı yazmaya başladığımda doğrusu hiç kimseyi örnek almadım. Tamamen kendi hayatımdan bölümler ve kendi tarzımla yazdım. Ama okuduğum yazarlardan Ayşe Kulin ile tarz benzerliğimiz olduğunu düşünüyorum.
Edebiyatıñ günümüzdeki değeri üzerine ne düşünüyorsunuz? Çağımızıñ koşulları içindeki yérini nasıl değerlerdirirsiniz?
Edebiyat bence zengin bir kaynaktır. Geçmişten günümüze kadar harika şiirler, şarkı sözleri, hikâyeler ve benzeri çalışmalar insanların duygularını, düşüncelerini, acılarını ve sevgilerini yazıya uygun bir şekilde dökerek paylaşmasıdır. Aynı zamanda insanları düşünmeye, empati kurmaya ve bazen de dinlerken yorgun beynini dinlendirmeye yarayan bir sanattır. Sözlerde gerçek payı olmayan ifadeler ise daha çok eğlence amacıyla kullanılmalıdır.
Yaşamadığınız bir duyguyu yazabilir misiniz? Böylesi bir metni okuyucunuñ doğalmış gibi hissetmesini nasıl sağlardınız?
Yaşamadığım bir olayı dile getirmek için empati kurarım. O kişi veya olayı ben yaşasaydım neler hissederdim diye düşünürüm ve buna göre ele alıp üzerinde düşünerek dile getirmeye çalışırım.
Öykü ya da şiirlerinizde kendinizden söz éttiğiniz oluyor mu?
Evet. Gerçekçilik kavramıyla gözlemlerimden ve kendimle ilgili duygulardan yola çıkarak yazıyorum.
Yazdıklarıñızı ilk kime okutuyorsunuz? Niçin?
Yazdıklarımı bitirince yayıneviyle paylaşıyorum.
Kurgusunu beğenmediğiniz bir çalışmayı okuduğunuzda ne hissediyorsunuz? “Ben olsam böyle yazardım.” dédiğiniz bir eser var mı?
Ben her okuduğum kitabın kişinin kendi tarzına göre yazıldığını düşünüyorum. Her yazıyı beğendiğimi söyleyemem ama “ben olsam böyle yazmazdım” demem. Benim hoşuma gitmeyebilir ama bir başka okurun beğenisini kazanabilir. Herkesin bakışı farklıdır ve bu farklı bakışlar bizi geliştirir.
Kitabevlerine ne sıklıkla gidersiniz? Kitap alırken nelere dikkat édersiniz? Okuyucularınıza önereceğiniz ilk kitap ne olurdu?
Kitabevlerine ihtiyacım oldukça giderim ve gittiğimde genel bir bakışla neler olduğuna göz atarım. Bana göre kitabın içeriğine bakarım; hikâye gerçek mi ya da beni geliştirecek eğitim amaçlı mı diye dikkat ederim. Okurlara önerebileceğim güzel kitaplardan biri Beyaz Zambaklar Ülkesinde, yazarı Grigoriy Petrov.
Kalem mi, klavye mi? Hangisiyle yazılmalı?
Yazılar bir şekilde klavyeyle yazılmak zorunda kalabiliyor ama ben kalemle yazmayı tercih ediyorum.
Okurlarınıza son sözüñüz ne olurdu?
Okurlarımın öncelikle çok güzel hayatları, bol başarıları, sağlıklı ve sevgiyle dolu bir yaşamları olmasını diliyorum.
Kitap seçerken yalnızca tanınmış veya hep aynı yazarlar yerine farklı hikâyeleri ve yeni yazarları da değerlendirmelerini öneririm. Gerçek hikâyelerde çok saklanmış sırlar ve hayatı etkileyen olaylar vardır. Türkiye’de yaşanan olayları ve Türk yazarların hikâyelerinde Türk karakterlere yer vermesini, kendi ülkemizdeki sorunlara ve yanlışlara odaklanarak bizi biz yapan değerlerimize sahip çıkmayı önemli buluyorum. Böylece daha iyi bir toplum ve daha güzel insanların yetişmesi için kendi insanlarımızın hikâyelerini okumak ve gözlemlemek hepimiz için daha yararlı olacaktır. Bu düşüncelerime takdir sevgili okurlarıma aittir.
Sevgiler
Hamiye Öksüz
Kategori : Genel - Etiketler : - Tarih : 09 Mart 2026
