
Niçin yazıyorsunuz? Yazmak sizin için bir uğraş mı, yoksa bir gereksinim mi?
Kendi duygularımı, düşüncelerimi dile getirmek; bu arada başkalarının acılarını ve yeryüzündeki sorunları yansıtmak, bunlara ilişkin umutlar ve çözümler bulup ortaya koymak üzere yazmaktayım. Yazmak benim için bir “gereksinim uğraşı”, yani bir gereksinimin, dahası bir isteğin yarattığı bir uğraştır.
İlk yazdığınız anı anımsıyor musunuz; nasıl başladınız?
Ergenlik döneminde, gericiler ya da gericilik üzerine yergisel bir şiir yazarak yazmaya başladığımı anımsıyorum.
Kitabınıza ilk imza attığıñız anda neler hissettiniz? Bir okur imzalamanız için size kitabınızı uzattığında aklınızdan géçen ilk düşünce ne olmuştu?
İlk okuruma ilk adımımı attığımda kıvanç ve övünçten çok, bunun devamını getirip getiremeyeceğimi düşünmüştüm. Şimdiye dek hep ben başkalarına kendi yapıtlarımı sunmuş olduğumdan, kimse bana kendi kitabımı imzalamam için uzatmadı.
Şimdiye dek kitap fuarına gittiniz mi? Binaya ilk girişinizden standları gezişinize dek yaşadığınız duyguları tarif edebilir misiniz?
Kitap fuarlarına — özellikle Adana’dakine — birçok kez gittim. Eskiden oradaki ortam bana umut verir, daha çok yazıp yayımlama isteği uyandırırdı. Ancak son iki yıldır bu olumlu etkileri aynı şekilde hissedemediğimi açıkça söylemeliyim.
Kitap fuarının okuma kültürümüze katkısı var mı? Son yıllarda her ilde düzenlenmeye başladı, bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Kitap fuarı gerçekten bir kitap fuarı olursa, yani aşırı ticarileştirilmezse, okuma kültürümüze kuşkusuz katkıda bulunur. Her ilde düzenlenmesi de olumlu bir durumdur. Ancak bu alanda nicelik değil nitelik önemlidir. Bu nedenle ticari kazanç yerine kültürel değer gözetilmelidir.
Yazarken neler yapıyorsunuz? Kendinize has bir yönteminız var mı?
Yazmaya, elimin değmesi ve yazma isteğimin olması yeterlidir. Özel bir yöntemim yok. Gürültüsüz, sakin bir ortamda, mümkünse kendi odamda, uzun süre yalnız kalarak yazmayı tercih ederim.
Kendinize örnek aldığınız yerli veya yabancı bir yazar var mı? Etkilendiğiniz, üslubunu beğenip yola çıktığınız…
Bilge Karasu’dan, Tahsin Yücel’den, Turgut Uyar’dan; Kafka’dan, Thomas Hardy’den, Virginia Woolf’tan etkilenmişimdir. Ancak benim için “örnek alınacak tek bir yazar” yoktur. Gerçek yazıncıların hepsi, iyi okunduğunda insanı farklı biçimlerde etkiler.
Edebiyatın günümüzdeki değeri üzerine ne düşünüyorsunuz? Çağımızın koşulları içindeki yerini nasıl değerlendirirsiniz?
Yazın günümüzde, diğer sanat dalları gibi, çok daha önemli ve değerlidir. Zor koşullar içinde tutunabileceğimiz en güçlü alanlardan biridir. Ancak aşırı ticarileşme ve yüzeyselleşme, yazın alanını da olumsuz etkilemektedir. Bu yüzden gerçek yazın ile ticari üretim arasındaki ayrım dikkatle yapılmalıdır.
Yaşamadığınız bir duyguyu yazabilir misiniz? Böylesi bir metni okuyucunun doğalmış gibi hissetmesini nasıl sağlardınız?
Kurmaca yazında, yazıncılar çoğu zaman birebir yaşamadıkları duyguları karakterlerine yaşatırlar. Doğallık için yalnızca kurgu değil, insan doğasını ve duygusal yapıyı iyi tanımak gerekir. Bunun yanında güçlü bir gözlem ve betimleme yeteneği de şarttır.
Öykü ya da şiirlerinizde kendinizden söz ettiğiniz oluyor mu?
Yapıtlarımda çoğunlukla kendimden söz ederim. Ancak yalnızca bireysel bir “ben”i değil, o “ben” üzerinden insanı ve insanlığı anlatmaya çalışırım. Tek bir kişide aslında birçok insanın izi bulunur.
Yazdıklarınızı ilk kime okutuyorsunuz? Niçin?
Eskiden yazdıklarımı önce eşime okuturum. Şimdi ise bu imkânı kaybetmiş bulunuyorum.
Kurgusunu beğenmediğiniz bir çalışmayı okuduğunuzda ne hissediyorsunuz? “Ben olsam böyle yazardım.” dediğiniz bir eser var mı?
Böyle bir yapıtı okuduğumda kendi yazma isteğim de tetiklenir. Kafka’nın birçok yapıtı için “Ben bunu farklı yazardım” diye düşündüğüm olmuştur. Ancak Kafka’yı Kafka yapan, onun kendi üslubu ve kurgu anlayışıdır.
Kitabevlerine ne sıklıkla gidersiniz? Kitap alırken nelere dikkat edersiniz? Okuyucularınıza önereceğiniz ilk kitap ne olurdu?
Son zamanlarda kitabevlerine daha seyrek gidiyorum. Evde okunmayı bekleyen kitaplarım olduğu için yeni kitap alma ihtiyacım azalıyor. Yine de seçtiğim kitaplar, gerçekten okumak istediğim eserler oluyor.
Okurlara ilk olarak Bilge Karasu’nun Gece adlı eserini öneririm.
Kalem mi, klavye mi? Hangisiyle yazılmalı?
İkisiyle de yazılabilir; yazının niteliğine ve duruma göre değişir.
Okurlarınıza son sözünüz ne olurdu?
Yazar “son söz” söylemez; onun her sözü aslında bir “ilk söz”dür. Yine de okurlara okumayı sürdürmelerini, imkânları varsa yazmayı da denemelerini öneririm.
Kategori : Genel - Etiketler : - Tarih : 24 Nisan 2026
