Yazarla okurlar arasında köprü kuran aylık edebiyat dergisidir.

Yazar Esra Akdoğan İle Yazarlık Üzerine Söyleşi

Niçin yazıyorsunuz? Yazmak sizin için bir uğraş mı, yoksa bir gereksinim mi?
Yazmak bana iyi geldiği için yazıyorum. Bir bakıma hislerimi kalemle, kağıtla paylaşmak içimi dökmek diyelim.

İlk yazdığınız anı anımsıyor musunuz; nasıl başladınız?
İlk 11 yaşımda şiirle başladım.

Kitabınıza ilk imza attığıñız anda neler hissettiniz? Bir okur imzalamanız için size kitabınızı uzattığında aklınızdan géçen ilk düşünce ne olmuştu?
Heyecan, yürek kırpıntısı kendime inanmışlığın verdiği gururu hissettim.

Şimdiye dek kitap fuarına gittiniz mi? Binaya ilk girişinizden standları gezişinize dek yaşadığınız duyguları tarif edebilir misiniz?
Kitap fuarlarına gittim evet kapıdan içeri girdiğimde işte benim dünyam derim. Sonsuz hazine bulmuş hissi kaplar içimi.

Kitap fuarınıñ okuma kültürümüze katkısı var mı? Soñ yıllarda her ilde düzenlenmeye başladı, bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Kitap fuarlarının okuma kültürüne katkısı olduğuna inanıyorum. Okuma alışkanlığı küçük yaşlarda başlamalı ailelere çok iş düşüyor bu konuda. Ekran bağımlılığı çağındayız ve çocuklar hayal kurmayı bilmiyorlar. Kendilerini ifade etmede güçlük çekiyorlar. Kelime dağarcıkları sınırlı bu beni çok üzüyor gerçekten. Çocuklara kitaplar sevdirilmeli.

Yazarken neler yapıyorsunuz? Kendinize has bir yöntemiñiz var mı?
Yazmak için zaman fark etmiyor özellikle yazacağım diye alırsam kalemi elime yazmıyorum. Yazacağım zamanı onlar seçiyor. Kelimeler, mısralar zihinimde beliriyor gece uykuyu bırakıp yazmazsam unuturum belki dediğim anlar oluyor.

Kendinize örnek aldığınız yérli veya yabancı bir yazar var mı? Étkilendiğiniz, üslubunu beğenip yola çıktığınız…
Hüseyin Nihal Atsız, Cengiz Aytmatov, Buket Uzuner saymakla bitmez tabi ki.

Edebiyatıñ günümüzdeki değeri üzerine ne düşünüyorsunuz? Çağımızıñ koşulları içindeki yérini nasıl değerlerdirirsiniz?
Edebiyat insanları ve toplumu anlama sanatıdır. Tarihsel ve kültürel mirasımızı gelecek kuşaklara aktarmanın yoludur. Empati ve hoşgörünün kaybolduğu herşeyin dijitale döndüğü çağımızda edebiyata daha fazla önem vermeliyiz diye düşünüyorum.

Yaşamadığınız bir duyguyu yazabilir misiniz? Böylesi bir metni okuyucunuñ doğalmış gibi hissetmesini nasıl sağlardınız?
Yaşamadığım bir duyguyu yazabilirim evet hayal gücüm ve empati yeteneğim üst seviyede. Yüzeysellik değil derinlik içeren duygu ve örüntüler seçerdim.

Öykü ya da şiirlerinizde kendinizden söz éttiğiniz oluyor mu?
Evet kendimden söz ederim sıkça ama bunu beni tanıyanlar anlayabilir ancak.

Yazdıklarıñızı ilk kime okutuyorsunuz? Niçin?
Yazdıklarımı çoğu zaman okutmuyorum. Kişiye yazdığım özel bişey varsa okuturum.

Kurgusunu beğenmediğiniz bir çalışmayı okuduğunuzda ne hissediyorsunuz? “Ben olsam böyle yazardım.” dédiğiniz bir eser var mı?
Kurgusunu beğenmediğim diyemem çünkü ortada bir emek var belki ilk seferidir bir dahaki eseri daha iyi olacaktır. Ben olsam böyle yazardım diyemem herkesin hikayesi farklıdır.

Kitabevlerine ne sıklıkla gidersiniz? Kitap alırken nelere dikkat édersiniz? Okuyucularınıza önereceğiniz ilk kitap ne olurdu?
Her hafta giderim mutlaka özellikle sahafları çok severim. Eserlerden ziyade onları okuyan kişilerin hikayeleri de o kitaplara bulaşmış oluyor. Altı çizilmiş bir kaç cümle. O eseri okuyanları hayal etmek onlarla aynı satırlarda aynı şeyleri yada farklı hayalleri hissetmiş olmak beni heyecanlandıran bişeydir.

Kalem mi, klavye mi? Hangisiyle yazılmalı?
Kalemi ve kağıdı tercih ederim. Ellerimin mürekkep lekesi oluşu beni mutlu etmiştir her zaman. Kalemin kağıda değmesi de herhangi bir duygunun yüreğime değmesi gibi… Neyse yüreğimde ki onu yazarım kağıtlara.

Okurlarınıza son sözüñüz ne olurdu?
Bu hikaye benimdi paylaşmadan evvel ama artık okuyan herkesin.

Kategori : Genel - Etiketler : - Tarih : 30 Nisan 2026

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Kutlu Yayınevi | göksel sözcükleriñ yayıncısı

2012'den bugüne hayallerinizi gérçekleştirirken yanınızdayız.