
Niçin yazıyorsunuz? Yazmak sizin için bir uğraş mı, yoksa bir gereksinim mi?
Benim için yazmak bir uğraştan çok bir sorumluluk ve gereksinimdir. Sahada, havuz kenarında ve akademik çalışmalarımda edindiğim bilgilerin sadece bende kalmasını doğru bulmuyorum. Bilgi paylaşıldıkça anlam kazanır; ben de yazıyı, tecrübeyi kalıcı hâle getirmenin en etkili yolu olarak görüyorum.
İlk yazdığınız anı anımsıyor musunuz; nasıl başladınız?
İlk yazma sürecim aslında not tutma alışkanlığıyla başladı. Antrenmanlarda gözlemlediğim teknik hataları ve gelişim süreçlerini kaydediyordum. Zamanla bu notlar sistemli bilgiye dönüştü ve akademik bir disiplin içinde kitaba evrildi.
Kitabınıza ilk imza attığınız anda neler hissettiniz? Bir okur imzalamanız için size kitabınızı uzattığında aklınızdan geçen ilk düşünce ne olmuştu?
İlk imza anı benim için büyük bir sorumluluk hissiydi. Çünkü artık yazdıklarım bir başkasının gelişimine dokunacaktı. Okur kitabı uzattığında aklımdan geçen ilk düşünce şu oldu: “Umarım bu kitap ona gerçekten fayda sağlar.”
Şimdiye dek kitap fuarına gittiniz mi? İlk girişten standları gezişinize dek yaşadığınız duyguları tarif edebilir misiniz?
Evet, kitap fuarları benim için motivasyon kaynağıdır. İlk girişte yoğun bir bilgi atmosferi hissediyorum; her stand yeni bir bakış açısı sunuyor. Okuyucuyla birebir temas kurmak, yazının sahadaki karşılığını görmek açısından çok kıymetli.
Kitap fuarının okuma kültürümüze katkısı var mı? Son yıllarda her ilde düzenlenmeye başladı, bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Kesinlikle büyük katkısı var. Kitapla fiziksel temas, özellikle çocuk ve gençlerde merak duygusunu tetikliyor. Her ilde düzenlenmesi, okuma kültürünün yaygınlaşması ve sporda olduğu gibi erken yaşta alışkanlık kazandırılması açısından çok değerli bir gelişme.
Yazarken neler yapıyorsunuz? Kendinize has bir yönteminiz var mı?
Yazmadan önce mutlaka saha verisi toplarım. Antrenman gözlemleri, bilimsel makaleler ve sporcu geri bildirimlerini bir araya getiririm. Yazım sürecinde sade, uygulanabilir ve sahada karşılığı olan bilgi üretmeye odaklanırım.
Kendinize örnek aldığınız yerli veya yabancı bir yazar var mı?
Tek bir isimden ziyade, bilimsel disiplini güçlü olan yazarları örnek alıyorum. Spor bilimlerinde kanıta dayalı yaklaşımı benimseyen araştırmacıların dili ve sistematiği benim için yol gösterici oldu.
Edebiyatın günümüzdeki değeri üzerine ne düşünüyorsunuz?
Günümüzde bilgi çok hızlı tüketiliyor, fakat kalıcı olan hâlâ nitelikli yazı. Edebiyat ve bilimsel yazım, düşünce derinliği kazandırır. Sporun bile sadece fiziksel değil, zihinsel ve kültürel bir boyutu olduğunu anlatmada yazının yeri hâlâ çok güçlü.
Yaşamadığınız bir duyguyu yazabilir misiniz? Okuyucuya doğal hissettirmeyi nasıl sağlarsınız?
Doğrudan yaşamasam bile gözlemleyebilirim. Spor ortamı bunun için çok zengin: kaygı, heyecan, başarı ve hayal kırıklığı… Empati kurarak ve gerçek saha örnekleriyle destekleyerek okuyucuya doğal bir his aktarılabilir.
Öykü ya da şiirlerinizde kendinizden söz ettiğiniz oluyor mu?
Bilimsel metinlerde doğrudan kendimden bahsetmem ama yaşadığım tecrübeler satır aralarında mutlaka vardır. Çünkü her antrenör ve akademisyen, yazdığı bilginin içinde kendi yolculuğunu taşır.
Yazdıklarınızı ilk kime okutuyorsunuz? Niçin?
Genellikle meslektaşlarıma ve sahada aktif çalışan antrenörlere okutuyorum. Çünkü teorinin sahada karşılığı olup olmadığını en iyi onlar gösterir.
Kurgusunu beğenmediğiniz bir çalışmayı okuduğunuzda ne hissediyorsunuz? “Ben olsam böyle yazardım.” dediğiniz bir eser var mı?
Eleştirel ama yapıcı bakmaya çalışırım. “Ben olsam daha sade ve uygulanabilir anlatırdım.” dediğim çalışmalar oluyor. Spor bilimlerinde karmaşık anlatım, bilginin sahaya aktarılmasını zorlaştırıyor.
Kitabevlerine ne sıklıkla gidersiniz? Kitap alırken nelere dikkat edersiniz? Okuyucularınıza önereceğiniz ilk kitap ne olurdu?
Fırsat buldukça kitabevlerine uğrarım. Kaynağın güncelliğine, bilimsel dayanağına ve pratik uygulanabilirliğine dikkat ederim. Okuyuculara ilk önerim, temel spor bilimi prensiplerini anlaşılır dille anlatan giriş seviyesinde bir kaynakla başlamaları olur.
Kalem mi, klavye mi? Hangisiyle yazılmalı?
Düşünceyi yakalamak için kalem, sistemli üretim için klavye daha verimli. Ben taslakları çoğu zaman elde not alır, sonrasında akademik düzeni bilgisayarda kurarım.
Okurlarınıza son sözünüz ne olurdu?
Bilgiyi sadece okumakla bırakmayın, uygulayın. Spor biliminde gerçek öğrenme, suya girdiğinizde ve sahaya çıktığınızda başlar. Disiplinli, sabırlı ve meraklı olan herkes gelişir.
Kategori : Genel - Etiketler : - Tarih : 05 Mart 2026
