
Niçin yazıyorsunuz? Yazmak sizin için bir uğraş mı, yoksa bir gereksinim mi?
Yazmak, aslında benim için bir terapi gibi. Ruhumu, yaşadıklarımı ve hayallerimi bir insana anlatmak yerine kâğıda dökmek, adeta bir rahatlama şekli. Hayatımda edindiğim en anlamlı uğraşlardan biri diyebilirim.
İlk yazdığınız anı anımsıyor musunuz; nasıl başladınız?
Muhtemelen oldukça zor bir gün geçirmiştim ve sanırım yazım da bir hayli melankolikti.
İlk imza attığınız anda neler hissettiniz? Bir okuyucu imzalamanız için size kitabınızı uzattığında aklınızdan geçen ilk düşünce ne olmuştu?
Tam o an, “Başardım!” dememe sebep oldu. Hayata kalıcı bir iz bıraktım ve bunun hazzını derinden hissettim.
Kitap fuarında neler yaşadınız? Binaya ilk girişinizden standa gelişinize değin yaşadığınız duyguları tarif edebilir misiniz?
Fuara gittim ve her seferinde o kadar altının arasında ruhumun ışıldadığını hissediyorum.
Kitap fuarının okuma kültürümüze katkısı var mı? Son yıllarda her ilde düzenlenmeye başladı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Fuarların elbette katkısı büyük. Hem bu kadar çok okuru, yazarı ve henüz keşfetmediğimiz sayısız kitabı bir arada görebilmek gerçekten paha biçilemez bir fırsat.
Yazarken neler yapıyorsunuz? Kendinize has bir yönteminiz var mı?
Benim durumum öyle, “Kalkayım, bir şeyler yazayım,” diyerek başlamıyor. Yazmak için ben plan yapmıyorum, aksine o benden bunu talep ediyor. İlham dediğimiz şey de tam olarak bu; bir anda geliyor ve kendinizi yazarken buluyorsunuz.
Kendinize örnek aldığınız yerli veya yabancı bir yazar var mı? Etkilendiğiniz, üslubunu beğenip yola çıktınız…
Can Yücel
Edebiyatın günümüzdeki değeri üzerine ne düşünüyorsunuz? Çağımızın koşulları içindeki yerini nasıl değerlendirirsiniz?
Günümüzde edebiyatımıza yeterince değer verilmediğini düşünüyorum. Örneğin, sosyal medyada paylaşılmak uğruna birçoğu kıymetli olan eserler harcanıyor.
Yaşamadığınız bir duyguyu yazabilir misiniz? Böylesi bir metni okuyucunun doğalmış gibi hissetmesini nasıl sağlardınız?
Hiç deneyimlemediğim bir duyguyu bile kaleme alabiliyorum. Hayatımız boyunca birçok insanla iletişim kuruyor, farklı hayat hikayelerine tanıklık ediyoruz. Empati yapabilen bir birey olarak, o duyguların içine girip yaşamamış olsam bile onları yazıya dökebiliyorum.
Öykü ya da şiirlerinizde kendinizden söz ettiğiniz oluyor mu?
Kendimden oldukça sık bahsederim.
Yazdıklarınızı ilk kime okutuyorsunuz? Niçin?
Önce anneme okutuyorum. Oldukça objektif bakabiliyor.
Kurgusunu beğenmediğiniz bir çalışmayı okuduğunuzda ne hissediyorsunuz? ‘’Ben olsam böyle yazardım.’’ Dediğiniz bir eser var mı?
Herkesin yazım tarzı kendine özgüdür. Beğenmediğim kurguları okumayı bırakırım.
Kitabevlerine ne sıklıkla gidersiniz? Kitap alırken nelere dikkat edersiniz? Okuyucularınıza önereceğiniz ilk kitap ne olurdu?
Sahaflara gitmeyi her zaman daha keyifli buluyorum. Kitapların kokusu ise ruhumu huzurla dolduruyor.
Kalem mi klavye mi? Hangisiyle yazılmalı?
Ben klavye kullanıcısıyım. İlham geldiğinde her zaman kağıt ve kalem bulmak mümkün olmuyor, ancak teknoloji her an yanımızda.
Okuyucularınıza son sözünüz ne olurdu?
Başkalarının ne yaptığıyla ilgilenmek yerine okuyun, okuyun ki zihninizde geniş bir alan açılsın; öyle ki gönlünüz de bir o kadar sonsuz ve sınırsız hale gelsin. Hepinize selamlar.
Kategori : Genel - Etiketler : - Tarih : 12 Aralık 2025
