Yazarla okurlar arasında köprü kuran aylık edebiyat dergisidir.

Yazar Kamil Özdemir ile Yazarlık Üzerine Söyleşi


Niçin yazıyorsunuz? Yazmak sizin için bir uğraş mı, yoksa bir gereksinim mi?

Hayallerimi paylaşabilmek adına.


İlk yazdığınız anı anımsıyor musunuz; nasıl başladınız?

Öncelikle, 6 yıl önce hayatımın önemli anılarını kaleme alarak bu yolculuğa başladım.


Kitabınıza ilk imza attığıñız anda neler hissettiniz? Bir okur imzalamanız için size kitabınızı uzattığında aklınızdan géçen ilk düşünce ne olmuştu?

Henüz tanıdıklarım dışında bir kitaba imza atma fırsatım olmadı. Ancak bunu yapmak sanırım hoşuma giderdi.


Şimdiye dek kitap fuarına gittiniz mi? Binaya ilk girişinizden standları gezişinize dek yaşadığınız duyguları tarif edebilir misiniz?

Yazmaya başlamadan önce elbette defalarca gidip kitapların arasında keyifle zaman geçirdim. Ancak yazmaya başladıktan sonra henüz gitme fırsatım olmadı.


Kitap fuarınıñ okuma kültürümüze katkısı var mı? Soñ yıllarda her ilde düzenlenmeye başladı, bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Kitap okumayan bir toplumda kitapların kesinlikle olumlu bir etkisi bulunur. Bana göre, kim olursa olsun bir kez kitaplarla haşır neşir olunca, bu dünyadan kolayca kopamaz.


Yazarken neler yapıyorsunuz? Kendinize has bir yöntemiñiz var mı?

Sadece huzurlu ve stressiz bir an yakalamayı bekleyip klavyeye uzanıyorum. O an geldiğinde ise kendimi kitabın içinde buluyorum.


Kendinize örnek aldığınız yérli veya yabancı bir yazar var mı? Étkilendiğiniz, üslubunu beğenip yola çıktığınız…

Isaac Asimov ve Robert A. Heinlein’in tarzlarına bayılıyorum.


Edebiyatıñ günümüzdeki değeri üzerine ne düşünüyorsunuz? Çağımızıñ koşulları içindeki yérini nasıl değerlerdirirsiniz?

Geçmişle karşılaştırıldığında, daha geniş bir yelpazede kitapların yayınlanıyor olması gerçekten harika bir ilerleme. Özellikle modern çağda zihni harekete geçiren ve düşünce dünyasını zorlayan eserleri okumak benim için büyük bir zevk.


Yaşamadığınız bir duyguyu yazabilir misiniz? Böylesi bir metni okuyucunuñ doğalmış gibi hissetmesini nasıl sağlardınız?

Hissetmediğiniz bir duyguyu okuyucuya aktarmak oldukça zordur. Bana kalırsa, bunu ancak yazarken kendinizi konunun içine tamamen dahil edip, o atmosferi derinlemesine hissettiğinizde başarılı bir şekilde yapabilirsiniz. Bu şekilde duyguyu yansıtmak çok daha kolay hale gelir.


Öykü ya da şiirlerinizde kendinizden söz éttiğiniz oluyor mu?
Herhalde her yazarın kitabında, bir şekilde kendisinden izler bulunuyor.


Yazdıklarıñızı ilk kime okutuyorsunuz? Niçin?

Yakın çevreme danışıyorum. Konunun ilgi çekiciliği hakkında tartışıyor ve akıcılığıyla ilgili geri bildirim alıyorum. Tabii, arada gözden kaçan yazım hatalarını da gönüllü olarak düzeltiyorlar.


Kurgusunu beğenmediğiniz bir çalışmayı okuduğunuzda ne hissediyorsunuz? “Ben olsam böyle yazardım.” dédiğiniz bir eser var mı?

Hayır, bu durum yazara biraz hakaret gibi hissettiriyor. O anki duygu ve düşünceler zincirini, yazdığı sırada yazardan başka kim tamamen bilebilir ki? Eğer kurgusu yeterince iyi değilse, zaten sonraki eserlerinde daha özenli davranacaktır.


Kitabevlerine ne sıklıkla gidersiniz? Kitap alırken nelere dikkat édersiniz? Okuyucularınıza önereceğiniz ilk kitap ne olurdu?

Denizci olduğum için sık sık uzaklara gidemesem de, karaya çıktığımda fırsat buldukça ziyaret etmeye çalışırım. Kitabın kapağının dikkat çekici olması elbette güzel ancak benim için arka kapaktaki kitabın özeti ve açıklaması daha önemli.


Kalem mi, klavye mi? Hangisiyle yazılmalı?

Bu dönemde elbette klavye tercih edilir. Düzeltme kolaylığını görmezden gelmek mümkün değil.


Okurlarınıza son sözüñüz ne olurdu?
Sadece benim yazılarımı değil, tüm okurlara okumayı bırakmamalarını ve hatta yazmayı denemelerini tavsiye etmek isterim. Okumayı sevmeyenleri ise önce okumaya teşvik ederim.

Kategori : Genel - Etiketler : - Tarih : 24 Ekim 2025

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Kutlu Yayınevi | göksel sözcükleriñ yayıncısı

2012'den bugüne hayallerinizi gérçekleştirirken yanınızdayız.