Yazarla okurlar arasında köprü kuran aylık edebiyat dergisidir.

Yazar Mahmut Tekdemir İle Yazarlık Üzerine Söyleşi

Niçin yazıyorsunuz? Yazmak sizin için bir uğraş mı, yoksa bir gereksinim mi?
Bazı insanlar içsel söylemlerinin tamamını gerek mimikleriyle gerekse kelimeleriyle tam ifade edemeyebilir. Bence yazmak tam da burada gelişiyor. Kimseye “tam” anlamıyla ifade edemediklerimi kaleme alabiliyorum ve bu içsel huzurumu sağlıyor. Yani benim açımdan hem bir uğraş hem de bir gereksinim.

İlk yazdığınız anı anımsıyor musunuz; nasıl başladınız?
Lise dönemlerimdi. Şehirlerarası yolculuklar daima ilhamımın tetiklenmesine sebep olur. Yol boyunca düşünecek çok fazla vaktiniz oluyor. Bu anlardan birinde ilk olarak “Issızlık kokan sokaklar” şiiri çıktı ortaya.

Kitabınıza ilk imza attığıñız anda neler hissettiniz? Bir okur imzalamanız için size kitabınızı uzattığında aklınızdan géçen ilk düşünce ne olmuştu?
Çok farklı bir his; kelimelerle ifadesi biraz zor. “Bir kitabım olsun, zaman içinde düşüncelerim ve duygularım diğer kuşaklara aktarılsın” zihniyetiyle kitap çıkardığım için buna değer verilmesi ve ilgi görmesi çok onur verici hissettirmişti.

Şimdiye dek kitap fuarına gittiniz mi? Binaya ilk girişinizden standları gezişinize dek yaşadığınız duyguları tarif edebilir misiniz?
Çok istedim ama bu sene nasip olacak. Hiç tecrübe etmediğim bir ortam. Kutlu Yayınevi’ni ve yazardaşlarımı ziyaret etmek için heyecanlanıyorum.

Kitap fuarınıñ okuma kültürümüze katkısı var mı? Soñ yıllarda her ilde düzenlenmeye başladı, bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Kesinlikle var. Senede bir kez olması sebebiyle çok özel bir fuar. Okur-yazar temasının en yüksek olduğu anlardan biri hatta. Bu tarz etkileşimler okuma kültürümüzü farklı yönlere evriltiyor bence. Bu fuarın daha sık olması gerektiğini düşünüyorum.

Yazarken neler yapıyorsunuz? Kendinize has bir yöntemiñiz var mı?
Genel olarak sözsüz müzikler dinleyerek duygu yakalamaya çalışırım; bu bana ilham sağlar. Bazen bir kelimeden başlar kalemim dökülmeye, bazen de bir sürü müzik bitirmem gerekir doğru ilhamı bulabilmek için. Yoğun ilham dönemimdeysem bir kahve söylemek yeterli oluyor.

Kendinize örnek aldığınız yérli veya yabancı bir yazar var mı? Étkilendiğiniz, üslubunu beğenip yola çıktığınız…
Sezai Karakoç. Üstadın üslubu da yazarlığı da şahane.

Edebiyatıñ günümüzdeki değeri üzerine ne düşünüyorsunuz? Çağımızıñ koşulları içindeki yérini nasıl değerlerdirirsiniz?
Ne yazık ki çürütüldüğü ve kıymetinin çok az bilindiği dönemlerdeyiz. Elbette bu değerin düşmesinde birçok sebep var; ancak çok hızlı tüketen bir toplumda üretilen gerçek edebî eserlerin kıymeti artık yeterince bilinmiyor maalesef.

Yaşamadığınız bir duyguyu yazabilir misiniz? Böylesi bir metni okuyucunuñ doğalmış gibi hissetmesini nasıl sağlardınız?
Bununla ilgili bir çalışma içerisindeyim. Doğal durabilmesini sağlamak amacıyla yazdığım metin içerisindeki karakterle empati yapıyorum ve onun davranışlarına göre vereceği tepkiyi okuyucuya iletmeye çalışıyorum. Okur da bunu gördüğünde kendi zihninde tam canlandırabiliyorsa, bunu sağlayabilmek başarıyı getiriyor.

Öykü ya da şiirlerinizde kendinizden söz éttiğiniz oluyor mu?
Çoğunlukla yaşadıklarım üzerinden gittiğimden evet, fazlasıyla oluyor.

Yazdıklarıñızı ilk kime okutuyorsunuz? Niçin?
Yakın çevremde edebiyattan anlayan birkaç insana ilk okutuyorum. Çünkü tepkileri ya da yapısal eleştirileri ortaya çıkacak ürünün kalitesini doğrudan etkiliyor.

Kurgusunu beğenmediğiniz bir çalışmayı okuduğunuzda ne hissediyorsunuz? “Ben olsam böyle yazardım.” dédiğiniz bir eser var mı?
Kurgu, gerçek sanatın başladığı alan oluyor; çünkü yaşanmamış bir olayı başarıyla kurgulayabilmek oldukça zorlayıcı bir durum. Bunu beğenmediğimde genelde kitabı okumayı bırakırım. Çünkü yanlış kurgu, belki de harika konusu olan bir kitabın anlaşılamamasına neden olabiliyor.

Kitabevlerine ne sıklıkla gidersiniz? Kitap alırken nelere dikkat édersiniz? Okuyucularınıza önereceğiniz ilk kitap ne olurdu?
Kitabevlerine sadece kitap alacağım bazı dönemlerde uğrarım. Kitap alırken konusu ya da türünden ziyade derinliğine dikkat ederim. Bir kitabın anlam derinliği, içeriğinin önüne geçer çoğu zaman. Okuyucularıma önerebileceğim ilk kitap ise yeni çıkaracağım “Bir Satırlık Ahlar, Vahlar” adlı şiir kitabım. Her ruh kendinden bir parça bulacaktır.

Kalem mi, klavye mi? Hangisiyle yazılmalı?
Kesinlikle kalem. Klavye her daim bana daha soğuk gelmiştir ve duyguyu kalem kadar iletemez.

Okurlarınıza son sözüñüz ne olurdu?
Zaman, geri döndürülemeyecek olanın en hakikatlisidir. Neye, kime ve neden harcadığınıza dikkat edin. Esenlikler dilerim.

Kategori : Genel - Etiketler : - Tarih : 10 Mart 2026

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Kutlu Yayınevi | göksel sözcükleriñ yayıncısı

2012'den bugüne hayallerinizi gérçekleştirirken yanınızdayız.