Yazarla okurlar arasında köprü kuran aylık edebiyat dergisidir.

Yazar Medine Binzat İle Yazarlık Üzerine Söyleşi

Niçin yazıyorsunuz? Yazmak sizin için bir uğraş mı, yoksa bir gereksinim mi?
Yazmak benim için adeta bir ihtiyaç. Yazma süreci, bildiklerimi ve öğrendiklerimi kalıcı olarak ifade etmeme olanak tanıyor. Kitaplarımın okurlar için bir şekilde işe yarayacağını düşünmek beni gerçekten mutlu ediyor.

İlk yazdığınız anı anımsıyor musunuz; nasıl başladınız?
İlk keskin anım, ilkokulda uydurduğum bir alfabe üzerine çalışmakla ilgili. 🙂 Bu işe mutfağından başladım desem yeridir. 🙂 O alfabeyle bir şeyler yazmak, uydurduğum harfleri hatırlamak için ezberlemeye çalışmak benim için büyük bir mutluluk kaynağıydı.

Kitabınıza ilk imza attığınız anda neler hissettiniz? Bir okur imzalamanız için size kitabınızı uzattığında aklınızdan geçen ilk düşünce ne olmuştu?
İlk kez imza atarken “Bu benim yazdığım kitabı biri okuyacak!” düşüncesiyle heyecanlandım. Ayrıca imzalarken ne yazacağımı bilememek gerçekten çok farklı bir heyecandı.

Şimdiye dek kitap fuarına gittiniz mi? Binaya ilk girişinizden stantları gezişinize dek yaşadığınız duyguları tarif edebilir misiniz?
Evet, birkaç kez nasip oldu. Stantları dolaşırken kitaplarla dolu bir dünyanın içinde kaybolmuş gibiydim. Fuar alanına girip kitapları ve yazarları bir arada görmek beni mutlu etti; hâlâ da öyledir. Ayrıca artık benim de yazarlık dünyasında yer alıyor olmam, kitap fuarlarını daha da sahiplenmeme vesile oluyor.

Kitap fuarının okuma kültürümüze katkısı var mı? Son yıllarda her ilde düzenlenmeye başladı, bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Fuarlar her şeyden önce yazarlar ile okuyucular arasında bir bağ kurma yeri. Hem okuma tutkusunu artırıyorlar hem de bu tutkunun paylaşılmasıyla daha da yayılmasına katkıda bulunuyorlar.

Yazarken neler yapıyorsunuz? Kendinize has bir yönteminiz var mı?
Kitabım bir eve girdiği zaman yediden yetmişe herkes kolayca okusun ve anlasın isterim. Hatta yayınevimizden baskının özellikle büyük punto ile basılmasını rica ediyorum; belki okuyacak kişi görme zorluğu yaşayan biri olacaktır diye. Dolayısıyla her zaman sade ve anlaşılır bir üslupla yazıyorum.

Kendinize örnek aldığınız yerli veya yabancı bir yazar var mı? Etkilendiğiniz, üslubunu beğenip yola çıktığınız…
Ben de taklit ile etkilenme arasında ince bir çizgi olduğunu düşünenlerdenim. Yazdıklarımın, kullandığım yazı dilinin bana özgü olması gayretindeyim. Açıkçası üslubuyla aklımda kalan yerli veya yabancı bir yazar da yok. İçerik beni daha çok etkiler.

Edebiyatın günümüzdeki değeri üzerine ne düşünüyorsunuz? Çağımızın koşulları içindeki yerini nasıl değerlendirirsiniz?
Çoğu kişi yapay zekâdan ciddi anlamda asistanlık alıyor; bu da yazılanların kalitesini, içeriklerin seçimini, konuların sıralanışını ciddi anlamda etkiliyor. Öte yandan hatalarıyla sevaplarıyla insan elinden, zihninden çıkmış olduğu her hâlinden belli olan eserler, kitaplar ve içerikler daha da kıymetleniyor. Yani bir yandan edebiyat ve araştırma-inceleme alanında kaybedilenler varsa da kazanımlar da var diyebiliriz.

Durmak yok 🙂

Yaşamadığınız bir duyguyu yazabilir misiniz? Böylesi bir metni okuyucunun doğal mış gibi hissetmesini nasıl sağlardınız?
Yaşamadığım bir duyguyu ancak bir noktaya kadar yazabilirim. Doğal bir dille aktarmaya çalışırım ve okuyucunun o yönde bir hissiyata girmesini ümit edebilirim ancak.

Öykü ya da şiirlerinizde kendinizden söz ettiğiniz oluyor mu?
Öykü ya da şiir yazmıyorum; yazılanları hayranlıkla okuyorum, denk geldikçe…

Yazdıklarınızı ilk kime okutuyorsunuz? Niçin?
Kendim okuyorum. Çok beğendiğim kısımları anneme okuyorum. Aynı evde yaşadığım başka bir aile üyesi yok. Kardeşime de okuttuğum, anlattığım olur.

Kurgusunu beğenmediğiniz bir çalışmayı okuduğunuzda ne hissediyorsunuz? “Ben olsam böyle yazardım.” dediğiniz bir eser var mı?
“Ben olsam böyle yazardım.” dediğim kurgu bir eser olmadı.

Kitabevlerine ne sıklıkla gidersiniz? Kitap alırken nelere dikkat edersiniz? Okuyucularınıza önereceğiniz ilk kitap ne olurdu?
Ne yazık ki sık sık gidemiyorum. Biyografi, inceleme ve bilgi verici, doküman usulü kitapları tercih ediyorum. Bu tür kitapları tavsiye ediyorum. Türk edebiyatı klasiklerini herkes okumalı zaten. Öneriden ziyade bir nevi zorunluluk olmalı diye düşünüyorum.

Kalem mi, klavye mi? Hangisiyle yazılmalı?
Kesinlikle kalem. 🙂 Klavye, dijital dünyaya aktarırken ancak. Ama başta, hatta birkaç kez, kalemle yazılmalı. Adına ayet ve sure olan bir varoluş üstelik. Önüne ne geçebilir?

Okurlarınıza son sözünüz ne olurdu?
Başka bir yazarımızın dediği gibi; kitabımızın ilk emri “Oku”! ♥

Kategori : Genel - Etiketler : - Tarih : 16 Şubat 2026

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Kutlu Yayınevi | göksel sözcükleriñ yayıncısı

2012'den bugüne hayallerinizi gérçekleştirirken yanınızdayız.