Yazarla okurlar arasında köprü kuran aylık edebiyat dergisidir.

Yazar Rıdvan Aksu İle Yazarlık Üzerine Söyleşi

Niçin yazıyorsunuz? Yazmak sizin için bir uğraş mı, yoksa bir gereksinim mi?

Bazıları okuyarak, bazıları dinleyerek, bazıları ise farklı yöntemlerle öğrenir. Ben ise yazarak öğrenmeyi tercih ediyorum. Yani anlayacağınız, bir okuryazar değil, bir “yazar okur”um.

İlk yazdığınız anı anımsıyor musunuz; nasıl başladınız?

    Kendimi bildim bileli bir şeyler yazıp çizdiğim için, ilk yazdığım anı hatırlamam pek mümkün değil.

    Kitabınıza ilk imza attığıñız anda neler hissettiniz? Bir okur imzalamanız için size kitabınızı uzattığında aklınızdan géçen ilk düşünce ne olmuştu?

      İnsanın kendi eserine sahip olması, herhalde tarif edilemeyecek kadar güzel bir duygu. İlk imza ve ilk okuyucudan alınan o coşku ise bambaşka ve inanılmaz derecede heyecan verici. Bu heyecanı asla kaybetmedim. Hatta ne zaman heyecanlansam ellerim terler ve imza atarken bu duyguyu açıkça fark edebilirsiniz.

      Şimdiye dek kitap fuarına gittiniz mi? Binaya ilk girişinizden standları gezişinize dek yaşadığınız duyguları tarif edebilir misiniz?

        Nasipse yakında üçüncü kitabım yayımlanacak, ancak bugüne kadar yazar olarak bir kitap fuarına katılma fırsatım olmadı. Bunun nedeni, ilk iki eserimi yeterli görmemem, yoğun çalışma temposu içerisinde olmam ve Anadolu’da yaşıyor olmam olabilir.

        Kitap fuarınıñ okuma kültürümüze katkısı var mı? Soñ yıllarda her ilde düzenlenmeye başladı, bu konuda ne düşünüyorsunuz?

          Kitap fuarları, okuma kültürümüz üzerinde kesinlikle olumlu bir etki yaratıyor. Gelişen teknolojinin olumsuz etkilerine karşı ise bu tür fuarların sayısının artırılması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle fuarlarda gözlemlediğim çocuk ve gençlerin heyecanı, bu düşüncemi daha da pekiştiriyor.

          Yazarken neler yapıyorsunuz? Kendinize has bir yöntemiñiz var mı?

            İçimden geldiği her an yazıyorum. Bunun için belli bir yönteme ihtiyacım yok. O an aklıma gelenleri kısa kısa not alır, gecenin sessizliğinde bunları yazıya aktarırım.

            Kendinize örnek aldığınız yérli veya yabancı bir yazar var mı? Étkilendiğiniz, üslubunu beğenip yola çıktığınız…

              Emine Şenlikoğlu, İskender Pala ve Serdar Tuncer, beni etkileyen ve üsluplarını kendime yakın hissettiğim yazarlardır.

              Edebiyatıñ günümüzdeki değeri üzerine ne düşünüyorsunuz? Çağımızıñ koşulları içindeki yérini nasıl değerlerdirirsiniz?

                Ne yazık ki, yukarıda da dile getirdiğim gibi, gelişen teknolojiyle birlikte bilinçli okuma kültürü ciddi şekilde zarar görmüş durumda. Birçoğumuz, okumaya ayırabileceğimiz zamanı sosyal medyada boşa harcıyoruz.

                Yaşamadığınız bir duyguyu yazabilir misiniz? Böylesi bir metni okuyucunuñ doğalmış gibi hissetmesini nasıl sağlardınız?

                  Çoğu duyguyu deneyimleme fırsatımız olmaz. Bu yüzden, yaşamadığımız duyguları da sanki yaşamışız gibi aktarabiliriz. Ancak bunu yaparken başkalarının tecrübelerini gözlemlemek büyük önem taşır. Bir yazar iyi bir gözlemciyse, deneyimlemediği bir duyguyu bile son derece doğal bir şekilde yansıtabilir.

                  Öykü ya da şiirlerinizde kendinizden söz éttiğiniz oluyor mu?

                    Yazar, her ne kadar kendisinden bahsetmek istemese de yazdıklarında iç dünyasından izler taşır. Ben de bilinçli olarak kendimi ön plana çıkarmaktan kaçınırım.

                    Yazdıklarıñızı ilk kime okutuyorsunuz? Niçin?

                      Yazdıklarımı öncelikle beni yargılamadan dinleyecek, bana ve kalemime değer verecek, yazarı ve okuru önemseyen, eleştirirken kırıcı olmayan dostlarımla paylaşırım.

                      Kurgusunu beğenmediğiniz bir çalışmayı okuduğunuzda ne hissediyorsunuz? “Ben olsam böyle yazardım.” dédiğiniz bir eser var mı?

                        Bunu, kitaplarımı yayımlamadan önce yapabilirdim. Ancak bir eseri yazmak ve onu kitap haline getirip okuyucuyla buluşturmak hiç de kolay olmayan bir süreç. Bu yüzden saygı duyarım. Her eserde alınabilecek olumlu yönler ve mesajlar vardır, ben de bunları almaya çalışırım.

                        Kitabevlerine ne sıklıkla gidersiniz? Kitap alırken nelere dikkat édersiniz? Okuyucularınıza önereceğiniz ilk kitap ne olurdu?

                          Her fırsatta kitap satın almasam bile, o eşsiz atmosferi ve kokuyu hissetmek için kitabevlerine gitmeyi çok severim. Kitap seçerken yazar veya yayınevi gibi kriterlere pek takılmam; genellikle kitabı elime alır, arka kapağını ve ön sözünü inceler, hatta sayfalarını koklarım. Eğer ilgimi çekerse hemen satın alır ve okumaya başlarım.
                          Bana göre, tüm kitaplar aslında tek bir kitabı anlamaya hizmet etmek için yazılır ve okunur. Bu nedenle, Kuran-ı Kerim’in mesajlarını içtenlikle yansıtan eserleri tüm okurlara tavsiye ederim.

                          Kalem mi, klavye mi? Hangisiyle yazılmalı?

                            Gelişen teknolojiyle birlikte kalem kullanmak artık pek yaygın olmasa da ben her zaman yanımda bir kalem ve defter bulundurur, notlar almaya devam ederim.

                            Okurlarınıza son sözüñüz ne olurdu?

                              Son sözüm yalnızca okurlarımıza değil, aynı zamanda kendime de bir hatırlatma olsun. Bu hayata bir daha gelmeyeceğiz; o halde yarın için plan yapmayı bir yana bırakıp, bugünü en verimli şekilde değerlendirelim. Denemekten, eleştirilmekten ya da hata yapmaktan asla korkmayalım.
                              Selam ve saygılarımla.

                              Kategori : Genel - Etiketler : - Tarih : 29 Nisan 2026

                              Yorum Yaz
                              Ad Soyad :
                              E-mail :
                              Yorum :

                              Kutlu Yayınevi | göksel sözcükleriñ yayıncısı

                              2012'den bugüne hayallerinizi gérçekleştirirken yanınızdayız.