
Niçin yazıyorsunuz? Yazmak sizin için bir uğraş mı, yoksa bir gereksinim mi?
Yazmak benim için hayati bir konu sanki. Öyle hissediyorum. Yemek gibi, uyumak gibi düşünün. Yazmak benim için bir gereksinim; dediğim gibi yazmazsam hayatımda büyük boşluklar meydana geliyor.
İlk yazdığınız anı anımsıyor musunuz; nasıl başladınız?
İlk yazmaya başladığımda küçüktüm. Hani yaşamayı öğrenmeye başladığımda yazmaya da başladım.
Kitabınıza ilk imza attığınız anda neler hissettiniz? Bir okur imzalamanız için size kitabınızı uzattığında aklınızdan geçen ilk düşünce ne olmuştu?
İlk imza çok duygusal bir andı. İlk kitabıma attığım o ilk imza sanki beni yeniden doğmuş gibi hissettirdi.
Şimdiye dek kitap fuarına gittiniz mi? Binaya ilk girişinizden standları gezişinize dek yaşadığınız duyguları tarif edebilir misiniz?
Hiç fuarlara gitmek nasip olmadı.
Kitap fuarının okuma kültürümüze katkısı var mı? Son yıllarda her ilde düzenlenmeye başladı, bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Kitap fuarları ilk açıldığında hedef, ülkemizde okur sayısını artırmaktı ve her yaştan insanlar akın akın fuarlara geliyorlardı. Şu anda da çok şeyin değiştiğini düşünmüyorum. Aynı heyecan bence devam ediyor. Tek sıkıntı kitap fiyatları bence.
Yazarken neler yapıyorsunuz? Kendinize has bir yönteminiz var mı?
Her an elimin altında bir defter var. Özel bir şey yapmıyorum; yazma isteği her an gelebiliyor. Yazmak için her an hazırlıklı olmak, yaptığım tek şey bu.
Kendinize örnek aldığınız yerli veya yabancı bir yazar var mı? Etkilendiğiniz, üslubunu beğenip yola çıktığınız…
Mehmet Akif Ersoy başta olmak üzere genelde tüm yerli şairleri okurum. Hepsi bence çok değerli ve insana çok farklı şeyler katıyor.
Edebiyatın günümüzdeki değeri üzerine ne düşünüyorsunuz? Çağımızın koşulları içindeki yerini nasıl değerlerdirirsiniz?
Edebiyata önem verilmediğini ve değerinin bilinmediğini düşünüyorum. Edebiyatla özdeşleşen yazarların özellikle zamanımızda fazla yer edinmediği aşikâr.
Yaşamadığınız bir duyguyu yazabilir misiniz? Böylesi bir metni okuyucunun doğalmış gibi hissetmesini nasıl sağlardınız?
Yaşamadığım hayatlardan kesitler yazdım. Kendimi onların yerine koydum ve o anı yaşıyormuş gibi yazmaya alıştım. Ve bu konuda çok güzel geri dönüşler aldım. Sadece o anları yaşayanlarla birlikte ben de yaşadım.
Öykü ya da şiirlerinizde kendinizden söz ettiğiniz oluyor mu?
Olduğu zamanlar oldu. Bunu açıkça dile getirmedim. Kendi hayatımdan kesitler, ara ara hatıralar paylaştım ama şahsım olduğundan bahsetmedim okuyuculara.
Yazdıklarınızı ilk kime okutuyorsunuz? Niçin?
Genellikle arkadaşıma okutuyorum. Başkasının gözünden nasıl göründüğünü görmek, yazım hatası veya yanlış bir kelime olup olmadığını kontrol etmek amacıyla.
Kurgusunu beğenmediğiniz bir çalışmayı okuduğunuzda ne hissediyorsunuz? “Ben olsam böyle yazardım.” dediğiniz bir eser var mı?
Beğenmesem de ortada bir çaba, harcanmış bir zaman ve emek var. İnsan elbette “Ben olsaydım şöyle yazardım.” diye düşünüyor ama dediğim gibi o emeğe saygıyı da göz önünde bulundururum.
Kitabevlerine ne sıklıkla gidersiniz? Kitap alırken nelere dikkat edersiniz? Okuyucularınıza önereceğiniz ilk kitap ne olurdu?
Kitapların bulunduğu her ortam benim için müthiş anlar demek. Sık sık gitmeyi ve kitapları incelemeyi seviyorum. İlk okumaya başlayanlara çocuk kitaplarını tavsiye ediyorum. Çünkü onlar dünyanın en masum varlıkları ve onlara yazılanlar da bir o kadar değerli benim için. Ama genel anlamda hayatımıza dokunacak yazarları tercih ederim. Özellikle örnek şahsiyetleri.
Kalem mi, klavye mi? Hangisiyle yazılmalı?
Kalem demeyi tercih ederim. Kalem ve defter ikilisi gerçekten mükemmel bir ikili. Ama artık klavye de kullanıyorum mecburen.
Okurlarınıza son sözünüz ne olurdu?
Her zaman dediğim gibi okumaktan geri durmayın. Yazmak gerçekten hayatınıza dokunur; buna inanarak ara ara da olsa yazın. Zaman doldurmak için veya okumuş olmak için değil, hayatınıza yön verecek kitapları okuyun. Hayatınızda kaleminiz, defteriniz ve kitaplarınız kadar güzel olsun.
Kategori : Genel - Etiketler : - Tarih : 10 Mart 2026
