
Niçin yazıyorsunuz? Yazmak sizin için bir uğraş mı, yoksa bir gereksinim mi?
Duygu, düşünce ve fikirlerimi kitlelere aktarmak için bir gereksinim olduğunu düşünüyorum.
İlk yazdığınız anı anımsıyor musunuz; nasıl başladınız?
Çocukluğum ile gençliğimin ortak noktası lise yıllarımda yoğunluk kazandı, toplumsal içerikli şiir ve yazılar yazmak.
Kitabınıza ilk imza attığıñız anda neler hissettiniz? Bir okur imzalamanız için size kitabınızı uzattığında aklınızdan géçen ilk düşünce ne olmuştu?
Tarif edilmez duygular yaşıyorsunuz, bir şeyler yazabilmek için gerekçeleriniz daha da arttığını hissediyorsunuz.
Şimdiye dek kitap fuarına gittiniz mi? Binaya ilk girişinizden standları gezişinize dek yaşadığınız duyguları tarif edebilir misiniz?
Evet çok gittim. Yazar ile okuyucuyu bir araya getirmek her iki taraf için inanılmaz bir duygu olduğunu düşünüyorum.
Kitap fuarınıñ okuma kültürümüze katkısı var mı? Soñ yıllarda her ilde düzenlenmeye başladı, bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Kitap fuarlarının okuma kültürümüze oldukça faydası var elbette. Daha da yaygınlaşması ilk ve ortaokul öğrencilerini teşvik etmek ve okuma kültürümüzü daha da geliştirmek amacıyla yaygın olarak yapılması, okuma kitlemizin daha da artacağına sebep olacaktır.
Yazarken neler yapıyorsunuz? Kendinize has bir yöntemiñiz var mı?
Herhangi bir konu ile ilgili şiir ve yazılar yazmak öncesinde kısa notlar alıyorum. Daha sonra görsel hafızamda olayların içine kendimi bulmaya ve yazmak için yalnız kalmaya dikkat ediyorum.
Kendinize örnek aldığınız yérli veya yabancı bir yazar var mı? Étkilendiğiniz, üslubunu beğenip yola çıktığınız…
Sabahattin Ali, Cengiz Aytmatov, Can Yücel, Ömer Hayyam.
Edebiyatıñ günümüzdeki değeri üzerine ne düşünüyorsunuz? Çağımızın koşulları içindeki yérini nasıl değerlerdirirsiniz?
İnsan duygularını, toplumsal çelişkileri, adaletsizlikleri ve bireyin iç dünyasını en güçlü şekilde ifade edebilen alanlardan biri hâlâ edebiyattır.
Ayrıca günümüz koşulları edebiyatın alanını daraltmak yerine aslında genişletmiştir. Eskiden yalnızca kitaplarla sınırlı görülen edebiyat bugün dijital platformlarda, bloglarda, çevrim içi dergilerde ve hatta sosyal medyada farklı biçimlerde ortaya çıkmaktadır. Bu durum edebiyatın daha geniş kitlelere ulaşmasına imkân sağlamaktadır.
Yaşamadığınız bir duyguyu yazabilir misiniz? Böylesi bir metni okuyucunuñ doğalmış gibi hissetmesini nasıl sağlardınız?
Edebiyat, yalnızca yaşanmışlıkların değil, hayal gücünün ve insanı anlama çabasının da ürünüdür. Bu nedenle yaşamadığım bir duyguyu yazmak mümkündür. Araştırma, empati ve güçlü gözlem sayesinde yazar, okuyucunun metni okurken “bu gerçekten yaşanmış gibi” hissetmesini sağlayabilir. Edebiyatın gücü de zaten burada yatar: yaşanmamış olanı bile insana gerçekmiş gibi hissettirebilmektir amaç.
Öykü ya da şiirlerinizde kendinizden söz éttiğiniz oluyor mu?
Etkilendiğim olaylarda empati yaparak bizzat kendimi içine dahil etmiş olsamda bakış açım toplumsal içerikli olduğu için kendimden çok farklı bir kişidir aslında bahsedilenler.
Yazdıklarıñızı ilk kime okutuyorsunuz? Niçin?
Özellikle seçtiğim kimse yok,kendim defalarca okurum, çok nadir de olsa yakın arkadaşlarımın fikrini aldığım ve paylaştığım oluyor.
Kurgusunu beğenmediğiniz bir çalışmayı okuduğunuzda ne hissediyorsunuz? “Ben olsam böyle yazardım.” dédiğiniz bir eser var mı?
Bir çok eserde böyle bir düşünce her okuyucu,yazar için düşünülmüştür ama Cengiz Aytmatov’un “Beyaz Gemi” olmuştur.
Kitabevlerine ne sıklıkla gidersiniz? Kitap alırken nelere dikkat édersiniz? Okuyucularınıza önereceğiniz ilk kitap ne olurdu?
Fırsat buldukça sık sık giderim. İnsanı zihinsel, duygusal ve ruhsal olarak geliştiren, hayata bakış açısını değiştiren kitapları tercih ederim. Beyaz zambaklar ülkesi, Çalıkuşu, nutuk.
Kalem mi, klavye mi? Hangisiyle yazılmalı?
Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok aslında nasıl bir yazı yazdığınıza ve nasıl düşündüğünüze bağlıdır. Ama iki yöntemin de farklı ruhları var. Derinlik ve duygu kalemde, düzenleme ve hız klavye olarak. özetleyebiliriz.
Okurlarınıza son sözüñüz ne olurdu?
Her okuduğunuz eserin bir parçası oluyorsunuz, ne kadar çok okursanız yaşama dair fikir ve düşünceleriniz değişiyor, gelişiyor bu yüzden okumaya, okumayı teşvik etmeye devam ediyoruz.
Kategori : Genel - Etiketler : - Tarih : 24 Nisan 2026
